Domatese Konan Şifa, “Likopen”

Nisan 21, 2007 at 12:51 am

Sebze ve meyvelerde, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek kimyevî maddelerin bulunduğu son yıllarda daha çok konuşulmaya başlandı. Sebze ve meyvelerde şifa hususiyetleri yüksek olan kimyevî maddelerin bulunması, tabiat sofrasının aynı zamanda bir eczahane olarak da tanzim edildiğini göstermektedir. Araştırmacıların dikkatini çeken maddelerden biri olan, sebze ve meyvelerde bulunan likopen, çok yönlü iyileştirici ve koruyucu tesirlerle donatılmış antioksidan bir maddedir.

Likopen, domates ve domates ürünleri (salça, ketçap, sos, domates suyu) ile karpuz, kuş burnu, pembe greyfurt, papaya ve guava gibi bitkilerde daha fazla bulunur. Likopen aynı zamanda bu yiyeceklerin renginin kırmızı olmasına vesile olan maddedir. Son dört yıl içinde likopenle ilgili yayımlanmış makale, bini aşmıştır. Likopenin sıcaklığa dayanıklı olup olmadığı araştırılmış ve kimyevî yapısının sıcaklıkta bozulmadığı tespit edilmiştir. Likopen üzerine sıcaklığın olumlu bir tesiri de, normalde trans formunda olan likopenin, sıcaklıkta vücut tarafından daha kolay kullanılan cis formuna dönüşmesidir.Antioksidanlar, çeşitli hastalıkların oluşmasında tetikleyici rol oynayan “oksidatif stres” sonucu açığa çıkan serbest radikallerin üretilmesini engellemekle vazifelendirilmiştir. Sebze ve meyveler vasıtasıyla vücuda alınan likopenin, hücrelerde oluşan serbest radikallerin uzaklaştırılmasında rol aldığı bulunmuştur. Likopen birçok hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyen serbest radikallerin zararsız hale getirilmesinde görev alır. Fakat asıl önemli olan, likopenin kanser hücrelerinde kontrolsüz çalışan büyüme hormonu reseptörlerine bağlanarak, kanser hücresinin normal hücre durumuna geri dönmesini uyarmasıdır. Likopenin diğer vazifeleri arasında; kolesterol yapımının azaltılması, vücuda giren yabancı cisimlere karşı savunma mekanizmalarının aktive edilmesi, siklooksijenaz isimli enzimin aktivitesinin düzenlenmesi ve dolayısıyla romatizmaya yol açan reaksiyonların önlenmesi vardır. Ayrıca likopenin, dokulardaki lipoproteinlerin oksidatif stresten korunmasında, bazı kanser türlerinde, apoptozis denen programlı hücre ölümünün tetiklenmesinde rol aldığına dair araştırmalar vardır.

Likopen ve kanser
Likopenin insan sağlığı açısından öne çıkan diğer bir özelliği, antioksidan molekül olması dolayısıyla kanser oluşumunu azaltmadaki görevidir. Likopenin tesirlerinin araştırıldığı ve olumlu cevabın alındığı kanser tipi, kötü huylu prostat kanseridir. Günde bir porsiyon veya haftada beş porsiyon domates yahut domates ürünü tüketilmesinin prostat kanseri riskini belirgin seviyede azaltmaya vesile olduğu bildirilmiştir. Prostat kanseri teşhisi konan ve ameliyatları plânlanan otuz hastaya, ameliyat öncesi üç hafta süre ile günde 30 mg likopen verildiğinde, kan likopen seviyelerinde iki kat, prostat dokusundaki likopen seviyesinde ise, üç kat artış gözlenmiştir. Bu kişilerin ameliyatla çıkarılan dokuları, likopen verilmeyen hastalardan alınan biyopsi örnekleriyle karşılaştırılmış ve likopen verilen hastaların tümörlerinin küçüldüğü ve çevreye daha az yayıldığı rapor edilmiştir. Prostat kanseri ve likopen ile ilgili yapılan toplam 72 çalışmanın sonuçları değerlendirildiğinde, 57 çalışmada likopenin prostat kanseri oluşma riskini azalttığı bildirilmiştir. Benzer risk azaltıcı ve koruyucu tesirler, kalın bağırsak, mide ve ağız boşluğu kanserleri ile yapılan çalışmalarda da gözlenmiştir.

Kalb-damar hastalıkları ve likopen
Damar sertliği ve koroner kalb hastalığı, günümüzde dengesiz beslenme ve hareketsiz hayat tarzı ile artıp insan hayatını tehdit eden tehlikelerin başında gelmektedir. Bu hastalıkların ortaya çıkışında rol alan ilâve risk faktörleri arasında, oksidatif stres de vardır. Likopen ağırlıklı beslenen kişilerde oksidatif stresin azaldığı gösterilmiştir. Likopen ayrıca, kolesterol yapımında rol oynayan bazı enzimleri de engelleyerek, kan kolesterol değerlerinin düşmesine vesile olmaktadır. Bazı araştırmalarda, oksitlenmiş lipoproteinlerin damar duvarındaki zararlı tesirlerinin önlenmesinde de likopenin rol aldığı bildirilmiştir. Ayrıca kan likopen seviyesi düşük olanlarda, miyokard infarktüsü ve inme gibi hastalıkların daha sık görüldüğü, karotis atardamarının (şah damarı) duvarının daha kalınlaşarak esnekliğini kaybettiği bildirilmiştir.

Likopen ve akciğer hastalıkları
Oksijen vücudumuz için hayatî bir madde olduğu kadar oksidatif özelliği sebebiyle zararlı olabilecek bir moleküldür. Zira oksidatif madde olan oksijen ve oksijen bileşiklerinin (ozon) varlığı, akciğeri, oksidatif hasara açık bir organ haline getirmektedir. Gıdayla alınan antioksidan maddelerin, akciğerde hava ile temas eden yüzeye geçerek, bu hasara karşı vücudun korunmasında rol oynadığı düşünülmektedir.

Bir araştırmada, iki gruptan birine iki hafta süreyle likopen miktarı yüksek domates ürünü verilerek; diğerine ise, domates ürünleri verilmeden, her iki grup da ikişer saat süreyle düşük oranda ozon bulunan bir odada bırakılmıştır. Domates ürünü verilenlerde akciğerdeki likopenin %12 daha fazla olduğu, akciğer hücrelerindeki DNA hasarının ise % 20 daha düşük olduğu gözlenmiştir. Akciğer kanserinden ölen hastalarda serum karotenoid değerlerinin daha düşük olduğu ve akciğer kanserli hastalara karotenoid desteği yapılarak hastalığın seyrinin yavaşlamasına vesile olunduğu yorumları da yapılmaktadır.

Likopen ve göz hastalıkları
Bazı göz hastalıklarının oluşumunda oksidatif hasarın rol oynaması, bu hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde likopenin faydalı olabileceği düşüncesini akla getirmiştir. Bu hipotezi destekleyici bir çalışmada diyabetik (şeker hastası) farelerde likopenin katarakt gelişmesini engellemeye vesile olduğu gösterilmiştir. Lâboratuvar ortamında insan göz merceği hücresi kültürlerinde oksidatif hasar oluşturma denemelerinde, likopenin muhtemel hasarın önlenmesinde rol aldığı gösterilmiştir. Bir başka çalışmada oksidasyon ve radyasyona maruz bırakılan retina pigment hücreleri incelenmiştir. Likopenin muhtemel hasarların ve yaşlanmaya bağlı olarak gelişen “maküla dejenerasyonu” hastalığının engellenmesinde rol oynayabileceği kanaati oluşmuştur.

Oksidatif stres ve serbest radikal nedir?

Oksijen atomu, diğer atomlar gibi bir çekirdek ve çevresindeki yörüngelerde dönen elektronlardan yapılmıştır. Bu elektronlar, yörüngelere belirli bir nizam içerisinde yerleştirilmiştir. Oksijen atomunda, yaratılış anında belirlenmiş kararlı ve dengeli yörünge düzenine uymayan elektron yerleşim şekilleri, serbest radikal, oksidan molekül veya reaktif oksijen olarak ifade edilen oksijen çeşitlerinin meydana gelmesine yol açar. Bu reaktif moleküller, kararlı ve dengeli yerleşim şekillerine göre, çeşitli moleküllerle daha fazla ve kolay reaksiyona girerler. Reaktif oksijen atomu veya bağlı bulunduğu molekül, çeşitli proteinler, çekirdek, mitokondri DNA’sı ve hücre yapıları ile reaksiyona girerek bunların yapı ve fonksiyonlarını bozar. Bu bozukluklar, çeşitli hastalıkların oluşmasına zemin hazırlar. Vücutta bulunan antioksidan savunma sistemleri, bu serbest radikalleri tesirsiz hale getirmeye çalışır. Savunma sistemlerinin yeterli olmadığı böyle durumlarda, vücutta serbest radikaller artar. Bu da “oksidatif stres” olarak ifade edilir

Likopen ve nörolojik hastalıklar
Sinir sistemindeki nöronların yıkımı veya sayılarının azalması ile ortaya çıkan hastalıklar arasında inme (felç), alzheimer, parkinson ve amiyotrofık lateral skleroz bulunmaktadır. Bu hastalık grubunun temel özelliği, sinir sisteminde yıkımın gözlenmesidir. Sinir hücrelerinin harabiyetinin oluşmasında çeşitli sebepler yanında oksidatif stresin de rol oynayabileceği ileri sürülmektedir. Alzheimer hastalarının kanlarındaki karotenoid, vitamin C, A ve E seviyelerinin sağlıklı kişilere göre daha düşük olduğu tespit edilmiş, bu hastalığın gelişmesinde antioksidan madde eksikliğinin söz konusu olabileceği ileri sürülmüştür. Dolayısıyla domates ve ürünlerinde bol miktarda bulunan likopeninin bu hastalıkların önlenmesinde tesirli olacağı düşünülmektedir.

Domates başta olmak üzere kırmızı renkli sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan likopenin konsantre dozlarının şifa vesilesi olarak kullanılabileceği yukarıda anlatılanlarla sınırlı değildir. Ayrıca unutulmaması gereken şey, sebepler dünyasında kullandığımız ilâçlar ve şifalı bitkiler birer zahiri sebeptir, hakiki şifayı veren bu maddelerin yaratıcısı Cenab-ı Hak’tır. Diğer bir nokta, bu maddenin binlerce antioksidan maddeden sadece bir tanesi olduğu, her şey olmadığıdır. Çünkü şifa, görünen ve görünmeyen yüzlerce faktörün, doğru yer ve zamanda, gerekli miktarda bir araya gelerek fiili duanın ortaya çıkmasıyla ihsan edilmektedir. Kim bilir, domateste, diğer sebze ve meyvelerde likopen dahil daha nice şifalı madde bulunmakta. Bu maddelerin keşfedilmesi ise, ancak merak edenlere ve çalışanlara nasip olacaktır.

Peygamberimiz (sas): “Yüce Allah şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır.” buyurmaktadır. Başka bir hadîs-i şerifte ise, “Yüce Allah derdi de, devayı da yaratmıştır. Her dert için dahi bir deva yaratmıştır.” buyrulmaktadır. Demek ki, ölüm hariç her hastalığın tedavisi mümkündür. Hatta ölüme bile geçici hayat rengi vermek mümkündür. Tedavilerin zâhiri şifreleri, tabiat eczahanesindeki mikroorganzimaların, bitkilerin ve hayvanların bünyesinde saklı birer mücevher gibi durmaktadır. Araştırmacıların görevi bunları bulmak ve insanlığın hizmetine sunmaktır.

Dr. Musa SARAÇOĞLU

SIZINTI

Entry filed under: Sağlık ve Yaşam, Güncel, Kalp ve Damar Hastalıkları, Akciğer Hastalıkları, Kanser, Göz Sağlığı ve Hastalıkları, Uzman Kalemler, Aile Sağlık. Tags: .

Strese bağlı hastalıklar artıyor Prof. Dr. Ertuğrul Seyrek – Kanser Hastalığı Nedir?(Video)


Language

Sağlık & Yaşam'dan Ingilizce Sağlık Haberleri
For English:Click for English Language

Bu Sitede Sigara İçilmez!

Image Hosted by ImageShack.us
Sağlıklı bir Yaşam için Sigara içmeyiniz

Uzman Doktorlara Sorun!

Uzman Doktorlara Sorun Sorulariniz icin Uzman Doktorlara danışın.Sormak icin Tiklayiniz!

Üyelik

Sağlık Haberlerini E-mail yoluyla almak icin Tiklayiniz

Ziyaretçi Sayısı

  • 307,898 Kisi

Arşivler

Nisan 2007
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Toplist

Iletisim:

saglikveyasam@gmail.com

Kitapyurdu’nda Sağlık-Tıp Kitapları

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.


%d blogcu bunu beğendi: