<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#38; Yaşam</title>
	<atom:link href="http://saglikveyasam.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://saglikveyasam.wordpress.com</link>
	<description>Sağlıkli Bir Yaşam icin..." Güncel Sağlık, Bilim ve Tıp haberleri "</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 May 2007 05:55:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='saglikveyasam.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Sağlık &#38; Yaşam</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://saglikveyasam.wordpress.com/osd.xml" title="Sağlık &#38; Yaşam" />
	<atom:link rel='hub' href='http://saglikveyasam.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>HEPATİT C İNFEKSİYONUNDA TANI ve TEDAVİ</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/hepatit-c-infeksiyonunda-tani-ve-tedavi/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/hepatit-c-infeksiyonunda-tani-ve-tedavi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2007 05:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Kalemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/hepatit-c-infeksiyonunda-tani-ve-tedavi/</guid>
		<description><![CDATA[Hepatit C infeksiyonunun tanısında kullanılan testler nelerdir?  Anti-HCV: Tarama testi olarak kullanılır. Rutin olarak anti-HCV taranmasına gerek yoktur. Bu test tanımlanmış risk faktörü saptanan olgularda yapılmalıdır. “Enzyme Immunoassay” (EIA) ile anti-HCV testi yapılması önerilenler:   1996 yılından önce kan ve  kan ürünü transfüzyonu yapılanlar Kan ve kan ürünlerini sürekli kullanan hastalar (hemofili gibi) “Human immunodeficiency [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=171&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="linkbaslik">Hepatit C infeksiyonunun tanısında kullanılan testler nelerdir?</p>
<p> <span class="linkaltbaslik">Anti-HCV:</span> Tarama testi olarak kullanılır. Rutin olarak anti-HCV taranmasına gerek yoktur. Bu test tanımlanmış risk faktörü saptanan olgularda yapılmalıdır. “Enzyme Immunoassay” (EIA) ile anti-HCV testi yapılması önerilenler:</p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th width="98%" align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>1996 yılından önce kan ve  kan ürünü transfüzyonu yapılanlar</li>
<li>Kan ve kan ürünlerini sürekli kullanan hastalar (hemofili gibi)</li>
</ul>
<ul>
<li>“Human immunodeficiency virus” (HIV) ve hepatit B virus (HBV) infeksiyonu olanlar</li>
<li>Hemodiyaliz hastaları</li>
<li>Kan, organ veya doku vericileri</li>
<li>Organ transplantasyonu yapılanlar</li>
</ul>
<ul>
<li>Başka bir nedenle açıklanamayan transaminaz yüksekliği olanlar</li>
<li>İntravenöz ilaç kullanma alışkanlığı olanlar</li>
<li>Hepatit C virusu (HCV) ile infekte anneden doğan bebekler (doğumdan 18 ay sonra)</li>
<li>HCV pozitif kan ile perkütan veya mukozal teması olan sağlık çalışanları</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p>Anti-HCV testi virüs alındıktan sonra ilk 4-10 hafta süresince ve immün sistemi baskılanmış olanlarda  negatif bulunabilir.</p>
<p><span class="linkaltbaslik"><br />
Nükleik asit testleri:</span>Tarama testleri ile anti-HCV pozitif bulunan hastalarda vireminin gösterilmesi gerekir. Bu amaçla HCV-RNA’nın serumda gösterilmesi esastır. HCV-RNA genellikle virus alındıktan sonra 1-2 hafta içinde saptanır. Kalitatif RNA testleri  viremiyi göstermek için yeterli  olmakla birlikte, tedavi planlanan hastalarda ve tedavi takibinde HCV-RNA kantitatif olarak belirlenmelidir. Kalitatif HCV-RNA testleri için alt sınır 50 IU/mL olmalıdır.</p>
<p><span class="linkaltbaslik">Viral genotip tayini:</span>Hepatit C infeksiyonunda tedavi süresini ve tedaviye yanıt olasılığını belirlemek için tedavi öncesi dönemde mümkünse genotip tayini yapılmalıdır. Genotip tayini maliyet-etkindir.</p>
<p><span class="linkaltbaslik"><strong>Biyokimyasal testler</strong>:</span>Tanıda biyokimyasal yöntemlerle karaciğer hasarının gösterilmesi önemlidir.<br />
Serum transaminazlarının yüksek olması genellikle inflamasyon ve fibrozis  ile uyumlu olmakla birlikte, normal olması karaciğer hasarının olmadığını göstermez.<br />
<span class="linkaltbaslik">Karaciğer biyopsisi:</span></p>
<p>Biyopsi karaciğer patolojilerinin diğer nedenlerinin dışlanması, nekroz ile inflamasyonun derecelendirilmesi ve fibrozisin evrelendirilmesi için gereklidir. Transaminaz düzeyleri dikkate alınmaksızın başlangıçta karaciğer biyopsisi yapılması tedaviye karar vermek için yol göstericidir.</p>
<p><span class="linkbaslik">Kronik hepatit C (KHC) infeksiyonunda tedavinin hedefleri nelerdir? </span>Primer amaç HCV’nin eradikasyonudur.</p>
<p> <span id="more-171"></span></p>
<p>Sekonder amaçlar:</p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th width="98%" align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>Hepatik inflamasyonu azaltmak</li>
<li>Kronik hepatitten siroza ilerlemeyi geciktirmek</li>
<li>Hepatosellüler kanser (HSK) gelişme riskini azaltmak</li>
<li>Karaciğer transplantasyonu gereksinimini azaltmak</li>
<li>Ekstrahepatik belirtileri azaltmak</li>
<li>Bulaşı engellemek</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p class="linkbaslik">KHC infeksiyonunda tedaviye alınma kriterleri nelerdir?</p>
<p><strong>Tedavinin uygun olduğu grup </strong></p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>En az 18 yaş</li>
<li>Yüksek alanin aminotransferaz (ALT) düzeyi</li>
<li>Karaciğer biyopsisinde fibrozisin gösterilmesi</li>
<li>Kompanse karaciğer hastalığı (total serum bilirubini &lt; 1.5 g/dL, INR &lt; 1.5, albumin &gt; 3.4 g/dL, trombosit sayısı &gt; 75.000/mm3, hepatik ensefalopati veya asit kanıtlarının olmaması)</li>
<li>Kabul edilebilir hematolojik ve biyokimyasal bulgular (hemoglobin  değeri erkekler için &gt; 13 g/dL, bayanlar için &gt; 12 g/dL, nötrofil sayısı &gt; 1500/mm3, kreatinin &lt; 1.5 mg/dL)</li>
<li>Daha önce hepatit C infeksiyonu nedeniyle tedavi</li>
<li>Depresyon tanısı alan, ancak hastalığı kontrol altında olan olgular</li>
<li>Tedaviye gönüllü olmak ve tedavinin gerektirdiklerini yerine getirmek</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p class="linkaltbaslik">Hasta temelinde karar verilecek durumlar</p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>ALT düzeyinin sürekli normal olması</li>
<li>Daha önceki tedavilere (klasik interferon alfa veya klasik interferon alfa ile ribavirin kombinasyonu veya pegile interferon alfa) yanıtsız veya relaps gelişen olgular</li>
<li>Alışkanlık bırakma programlarına istekli olan intravenöz ilaç ve alkol bağımlıları</li>
<li>Karaciğer biyopsisinde fibrozisin olmaması</li>
<li>Akut hepatit C (AHC) infeksiyonu</li>
<li>HIV ile koinfeksiyon</li>
<li>18 yaş altı</li>
<li>Hemodiyalize bağımlı veya bağımsız kronik böbrek hastalığı</li>
<li>Dekompanse siroz</li>
<li>Karaciğer transplant alıcıları</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p class="linkaltbaslik">&nbsp;</p>
<p><strong>KHC infeksiyonunda kalıcı virolojik yanıtı olumlu etkileyen faktörler nelerdir?</strong></p>
<p><span class="linkaltbaslik">Tedavi öncesi dönem </span></p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>40 yaş altı</li>
<li>Vücut ağırlığının 75 kg’dan az olması</li>
<li>Karaciğer biyopsisinde fibrozisin olmaması</li>
<li>HLA klas I B44</li>
<li>Genotip 2 veya 3 infeksiyonu</li>
<li>HCV-RNA  düzeyi 2 milyon kopya/mL veya 800.000 IU/mL’nin altında olması</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p class="linkaltbaslik">Tedavi dönemi</p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>Erken virolojik yanıt alınması</li>
<li>Hastanın tedaviye uyumlu olması</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p class="linkaltbaslik">&nbsp;</p>
<p class="linkbaslik">KHC infeksiyonunda tedavi yanıtı nasıl  değerlendirilir?</p>
<p class="linkbaslik">&nbsp;</p>
<p><span class="linkaltbaslik">Tedavi sonu yanıt:</span> ALT düzeylerinin normal olması <strong><em>biyokimyasal yanıt</em></strong>, HCV-RNA’nın negatifleşmesi <strong><em>virolojik yanıt</em></strong> olarak tanımlanır.<br />
<span class="linkaltbaslik">Kalıcı virolojik yanıt:</span> Hem tedavi sonu, hem de tedaviden sonraki 24 haftalık izlem sonunda HCV-RNA’nın negatif olmasıdır.<br />
<span class="linkaltbaslik">Erken virolojik yanıt:</span> Tedavinin onikinci haftasında HCV-RNA düzeyinde en az iki logaritmalık azalma olması veya HCV-RNA’nın kaybolmasıdır.<br />
<span class="linkaltbaslik">Yanıtsızlık:</span> Tedavi sonunda HCV-RNA’nın pozitif kalmasıdır.<br />
<span class="linkaltbaslik">Relaps:</span> Tedavi sonu virolojik yanıt alınıp tedavi kesildikten sonra HCV-RNA’nın yeniden pozitifleşmesidir.</p>
<p><span class="linkbaslik"><strong>KHC infeksiyonu olan naiv hastalar nasıl tedavi edilmelidir?</strong> </span>Bu hastalara kontrendikasyon yoksa pegile interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu verilmelidir. Tedavi süresi viral genotipe bağlıdır.<br />
<strong><em>Genotip 1 ile infekte hastalar:</em></strong> Pegile interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu 48 hafta süreyle verilmelidir. Pegile interferon alfa subkutan yolla, haftada bir kez (peginterferon alfa-2a: 180 mg veya peginterferon alfa-2b: 1,5 mg/kg) ve ribavirin oral yolla, günde iki doz şeklinde  (75 kg veya altında olanlarda toplam günlük doz 1000 mg, 75 kg’dan fazla olanlarda ise 1200 mg) verilir. Tedavinin onikinci haftasında erken virolojik yanıt alınamazsa tedavi sonlandırılır.<br />
<strong><em>Genotip 2 veya 3 ile infekte olgular:</em></strong> Pegile interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu ile tedavi süresi 24 haftadır. Pegile interferon alfa dozları genotip 1 ile infekte hastalara uygulandığı gibidir. Ribavirinin toplam günlük dozu 800 mg’dır ve iki doz şeklinde verilir.</p>
<p><span class="linkbaslik">Tedaviye yanıtsız veya relaps olan KHC infeksiyonlu hastalar nasıl tedavi edilmelidir?</span>Tedaviye yanıtsızlarda veya relaps görülen hastalarda yeniden tedavi yaklaşımı için viral genotip, önceki tedaviye yanıt tipi, tedavide uygulanan ilaçlar, tedaviye uyum ve ilaç yan etkileri gibi faktörler göz önüne alınmalıdır.</p>
<p><strong><em>Klasik i</em></strong><strong><em>nterferon alfa monoterapisine yanıtsız hastalar:</em></strong> Bu hastalarda yeniden tedavi ile yanıt olasılığı düşüktür. Bununla birlikte pegile interferon alfa ile ribavirin  kombinasyonu verilebilir.<br />
<strong><em>Klasik </em></strong><strong><em>interferon alfa monoterapisi sonrası relaps görülen hastalar:</em></strong> Pegile interferon alfa ile ribavirin kombinasyonu verilmelidir. Bu hastalara tekrar klasik interferon alfa tedavisi verilmesine gerek yoktur.<br />
<strong><em>Klasik interferon </em></strong><strong><em>alfa</em></strong><strong><em> ile ribavirin kombinasyonuna yanıtsız hastalar:</em></strong> Seçeneklerden biri hastanın izlenmesi diğeri ise pegile interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu ile tedavi yapılmasıdır. Bu olgularda tedaviye yanıt olasılığı düşüktür. Tedavi verilmesi planlanan olgularda tedavi 48 hafta sürdürülmelidir.<br />
<strong><em>Klasik i</em></strong><strong><em>nterferon </em></strong><strong><em>alfa</em></strong><strong><em> ile ribavirin kombinasyonu sonrası relaps gelişen hastalar:</em></strong> Pegile interferon alfa ve ribavirin tedavisi yapılabilir.  Tedavi süresi 48 hafta olmalıdır.<br />
<strong><em>Pegile interferon </em></strong><strong><em>alfa</em></strong><strong><em> ile ribavirin kombinasyonuna yanıtsız veya relaps gelişen hastalar:</em></strong><br />
Özellikle relaps gelişen olgularda daha önce HCV-RNA düzeyinde iki logaritma veya daha fazla düşme görülmüşse veya tedaviye yanıt kriterleri göz önüne alındığında HCV-RNA negatifleşme olasılığı olan grupta yer alıyor ise uzun süreli pegile interferon alfa tedavisi yararlı olabilir. Uzun süreli tedavi komplike siroz, hiç virolojik yanıt gelişmemiş olgular ile, hafif histolojik değişiklik gösteren yanıtsız olgularda uygulanmamalıdır. Pegile interferon alfa ve ribavirin kombinasyon tedavisine yanıt alınamayan olgularda tekrar aynı kombinasyon tedavisinin verilmesi önerilmez.</p>
<p><span class="linkbaslik">ALT düzeyi normal olan hastalar tedavi edilmeli midir?</span>KHC infeksiyonlu hastalarının yaklaşık %30’unda ALT düzeyi sürekli normal bulunmaktadır. Bu hastaların ortalama %25’inin karaciğer biyopsisinde ileri fibrozis bulguları saptanmaktadır. Fibrozis saptanan hastalar ALT düzeyi yüksek hastalarda olduğu gibi tedavi edilebilir. Tedavi kararı için karaciğer biyopsi sonuçlarına ek olarak viral genotip, hastanın yaşı, semptomlar, hepatite eşlik eden durumlar, tedavinin olası yan etkileri ve hastanın motivasyonu gibi faktörler de dikkate alınmalıdır.</p>
<p><span class="linkbaslik"><strong>Karaciğer hastalığı hafif olan hastalar tedavi edilmeli midir?</strong></span>Sürekli ALT yüksekliğine karşın karaciğer biyopsisinde hafif nekroinflamatuvar aktivitesi olan,  ancak fibrozisi olmayan olgular tedavi verilmeden periyodik olarak izlenmelidir.<strong> </strong></p>
<p class="linkbaslik">Sirozlu hastalar nasıl tedavi edilmelidir?</p>
<p>Kompanse sirozlu hastalarda HCV-RNA pozitif ise önerilen tedavi şeması sirozu bulunmayan KHC infeksiyonlu hastalar ile aynıdır. Dekompanse sirozlu hastalar organ transplantasyon merkezlerine yönlendirilmelidir. Bu hastalarda antiviral tedavi klinik araştırma protokolleri içinde ve bu konuda deneyimli transplantasyon üniteleri ile yakın işbirliği içinde yapılabilir.</p>
<p><span class="linkbaslik">HIV ile koinfekte hastalar nasıl tedavi edilmelidir?</span>Bu hastalarda hepatit C infeksiyonu hızlı ilerler. Kontrendikasyon yoksa pegile interferon alfa ve ribavirin kombinasyonu 48 hafta süreyle verilmelidir. İnterferon alfa içeren tedavi protokollerinde genellikle tedaviye başlamadan önce antiretroviral ilaçlarla immün sistemin desteklenmesi önerilmektedir. Bu hastalar ilaç yan etkileri ve ilaç etkileşimleri açısından çok yakın izlem altında tutulmalıdır.</p>
<p><strong>HCV ile ilişkili ekstrahepatik durumlarda tedavi  uygulanmalı mıdır?</strong>Ekstrahepatik klinik tablolardan semptomatik kriyoglobulinemi, membranoproliferatif glomerülonefrit ve vaskülitlerde hastalığa yönelik tedavilerin yanısıra hepatit C infeksiyonuna yönelik tedaviler de verilebilir.</p>
<p><span class="linkbaslik">AHC infeksiyonu nasıl tedavi edilmelidir?</span>Semptomatik AHC infeksiyonlu olgularda olası spontan virüs klirensi nedeniyle 2-4 ay süreyle beklenmelidir. HCV-RNA’sı negatifleşmeyen olgular ile asemptomatik olgular en az 24 hafta süreyle klasik interferon alfa veya pegile interferon alfa ile tedavi edilmelidir.</p>
<p><strong>Tedavi verilen hastalarda izlem nasıl olmalıdır?</strong></p>
<p><strong><em>Tedavi öncesi eşlik eden durumlara ilişkin yapılması gereken tetkikler:</em></strong></p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>HAV serolojisi</li>
<li>HBV serolojisi</li>
<li>HIV serolojisi</li>
</ul>
<ul>
<li>Tiroid fonksiyon testleri</li>
<li>ANA, anti-SMA ve anti-LKM1</li>
<li>Serum kreatinini ve proteinüri</li>
<li>Kan şekeri ve lipit profili</li>
<li>Ferritin ve transferin satürasyonu</li>
<li>Kadın hastalar için gebelik testi</li>
<li>Kalp hastası olan ve 50 yaş üzerindeki hastalar için oftalmolojik muayene</li>
<li>Psikiyatrik değerlendirme</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p><strong><em>Biyokimyasal izlem:</em></strong> Tedavi boyunca her ay, tedaviden sonra ilk altı ay süresince iki ayda bir, daha sonra yılda bir ya da iki kez transaminazlara bakılmalıdır.<br />
<strong><em>Virolojik izlem</em></strong><strong>:  </strong><br />
Genotip 1 ile infekte hastalarda başlangıçta kantitatif HCV-RNA düzeyi tespit edildikten sonra, onikinci haftada, tedavi sonunda ve tedavi bittikten sonraki yirmidördüncü haftada tekrar HCV-RNA bakılmalıdır. Genotip 2 veya 3 ile infekte olgularda ise tedavinin başında, tedavi bittikten sonra ve tedavi kesildikten sonraki yirmidördüncü haftada HCV-RNA testi yapılmalıdır.<br />
<strong><em>Tedaviye ilişkin yan etkilerin izlemi: </em></strong>Tiroid fonksiyon testlerine üç ayda bir, eğer daha önce fonksiyon bozukluğu saptanmışsa ayda bir bakılmalıdır. Hematolojik yan etkiler için ilk ay her hafta, daha sonra ayda bir tam kan sayımı yapılmalıdır. Tedavi alan kadın ve erkeklerin tedavi süresince ve tedavi bittikten altı ay sonrasına kadar güvenli bir gebelikten korunma yöntemine mutlaka uymaları konusunda uyarılmaları gereklidir.</p>
<p><span class="linkbaslik">Tedavi verilmeyen hastalarda izlem nasıl olmalıdır?</span>Tedavi verilen hastalardaki tedavi öncesi değerlendirmelerin tümü bu hastalar için de geçerlidir. Her altı ayda bir tam kan sayımı, eritrosit sedimantasyon hızı ve transaminaz düzeylerine bakılmalıdır. İzlemin sıklığı ve şekli tanıda saptanan hepatitin şiddetine bağlıdır. ALT düzeyinde herhangi bir yükselme durumunda diğer potansiyel nedenler araştırılmalıdır. Daha önceki biyopside fibrozis bulguları olmayan hastalarda karaciğer biyopsisi hastalığın takibinde kullanılabilir. Böyle hastalarda ALT düzeyinde yükselme veya fibrozise eğilimi artıran başka bir faktör yoksa beş yıldan önce karaciğer biyopsisi yapılması önerilmez. Transaminaz düzeyi normal ve karaciğer biyopsisi yapılmayan  olgularda transaminaz düzeyleri artarsa, özellikle de tedavi düşünülüyorsa biyopsi yapılmalıdır. Karaciğer biyopsisi ile doğrulanmış veya doğrulanmamış sirozu olanlarda dekompansasyon veya HSK açısından mutlaka izlem yapılmalıdır. Bu açıdan belirlenmiş bir protokol olmamakla birlikte, 3-6 ayda bir abdominal ultrasonografi yapılmalı ve  alfafetoprotein düzeyi saptanmalıdır. Ayrıca her 1-4 yılda bir üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapılması önerilmektedir.</p>
<p class="linkbaslik">Hepatit C infeksiyonundan korunmak için neler yapılmalıdır?</p>
<table border="0" width="100%" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<th width="2%" scope="col"> </th>
<th align="left" scope="col" vAlign="top">
<ul>
<li>İnfekte olanlar etkenin bulaş yolları başta olmak üzere hastalık hakkında bilgilendirilmelidir.</li>
<li>HCV ile infekte kişiyle aynı evde kalanlar hastanın traş malzemeleri, diş fırçası gibi kanla kontamine olma riski olan kişisel malzemelerini kullanmama konusunda uyarılmalıdır.</li>
<li>HCV’nin cinsel ilişki ile bulaşma oranı düşük olduğu için heteroseksüel tek eşlilerde kondom gibi bariyer önlemlerinin kullanılması gerekli değildir. Poligamik kişilerde ise bariyer önlemleri kullanılmalıdır.</li>
<li>İntravenöz ilaç kullanma alışkanlığı olanlar ortak iğne ve enjektör paylaşımı gibi etkenin olası bulaş yolları ve korunma yöntemleri hakkında eğitilmelidir.</li>
<li>Sağlık çalışanları bütün tıbbi girişimlerde evrensel infeksiyon kontrol önlemlerini uygulamalıdır.</li>
<li>HCV ile infekte olan kadınlarda gebelik kontrendike değildir. İnfekte gebeden virusun bebeğe bulaşma oranı sezeryan veya vajinal yol gibi doğum şekli ile ilişkili bulunmamıştır. Bununla beraber virusun bebeğe bulaş oranını azaltmak için fötal skalp monitörizasyonuna ve membran rüptüründen sonra travayın uzamasına izin verilmemelidir. İnfekte annelerin bebeklerinde anti-HCV testi doğumdan 18 ay sonra bakılmalıdır. Daha erken dönemde tanı koyulması isteniyorsa HCV-RNA testi yapılabilir. Emzirme ile virus bebeğe bulaşmaz.</li>
<li>Kan, doku ve organ vericilerinde EIA ile anti-HCV taraması yapılmalıdır.</li>
<li>HCV ile infekte olanlar A ve B hepatitine karşı bağışık değillerse aşılanmaları önerilmelidir.</li>
</ul>
</th>
</tr>
</table>
<p class="linkbaslik">&nbsp;</p>
<p><strong>Hepatit C tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri ve yan etkilere göre doz ayarlanması veya kesilmesi </strong></p>
<table width="620" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<td bgColor="#666666" width="30%" vAlign="top" class="linkaltbaslik style3">Yan etkiler</td>
<td bgColor="#666666" width="1%" vAlign="top"><span class="style3"></span></td>
<td bgColor="#666666" width="34%" vAlign="top">
<p align="left" class="linkaltbaslik style3">İnterferon alfa</p>
</td>
<td bgColor="#666666" width="1%" vAlign="top"><span class="style3"></span></td>
<td bgColor="#666666" width="34%" vAlign="top">
<p align="left" class="linkaltbaslik style3">Ribavirin</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td bgColor="#dddddd" vAlign="top"></td>
<td bgColor="#f2f2f2" vAlign="top"> </td>
<td bgColor="#f2f2f2" vAlign="top">Ateş, üşüme, titreme, miyalji, artralji, baş ağrısı, iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal, kilo kaybı, nötropeni, trombositopeni, irritabilite, konsantrasyon kaybı, hafıza bozukluğu, uykusuzluk,  somnolans, depresyon, görme bozukluğu, işitme kaybı, kulaklarda çınlama, hipotansiyon, saç dökülmesi, otoantikor indüksiyonuna bağlı tiroid disfonksiyonu, intertisiyel fibrozis,  laboratuvar testlerinde bozukluk (alkalen fosfataz, serum üre azotu, laktik dehidrogenaz,  kreatinin düzeylerinde yükselme). Nadir, ancak ciddi seyreden yan etkiler; konvülziyon, vertigo, döküntü, akut psikotik reaksiyon, tiroidit, akut böbrek yetmezliği, akut miyokardit ve ağır infeksiyonlar</td>
<td bgColor="#dddddd" vAlign="top"> </td>
<td bgColor="#dddddd" vAlign="top">Doza bağımlı hemolitik anemi, kaşıntı, raş, depresyon, uyku bozukluğu, öksürük ve diğer respiratuvar semptomlar.</td>
</tr>
<tr>
<td bgColor="#dddddd" vAlign="top"><strong>Kan tablosuna göre d ozun yarıya indirilmesi veya atlanması*</strong><strong>Tedavinin kesilmesi</strong></td>
<td bgColor="#f2f2f2" vAlign="top"> </td>
<td bgColor="#f2f2f2" vAlign="top">Trombosit &lt; 50.000 / mm3<br />
Nötrofil &lt; 750 / mm3Trombosit &lt; 25.000 / mm3<br />
Nötrofil &lt; 500 / mm3</td>
<td bgColor="#dddddd" vAlign="top"> </td>
<td bgColor="#dddddd" vAlign="top">Hemoglobin &lt; 10 g / dLHemoglobin &lt; 8.5 g / dL</td>
</tr>
</table>
<p>*İnterferon alfa tedavisi için iki hafta içinde yan etkiler düzelirse optimal doza tekrar dönülür.</p>
<p>İnterferon alfaya bağlı yan etkileri azaltmak için parasetamol, steroid dışı antiinflamatuvar ilaçlar ve antidepresif ilaçlar kullanılabilir.</p>
<p><a href="http://www.sadivural.com/">www.sadivural.com</a> sitesinden alinmistir</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/171/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/171/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=171&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/hepatit-c-infeksiyonunda-tani-ve-tedavi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>BAHARDA YORGUNLUK DAHA ÇOK HİSSEDİLİYOR</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/baharda-yorgunluk-daha-cok-hissediliyor/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/baharda-yorgunluk-daha-cok-hissediliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2007 05:49:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Kalemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/baharda-yorgunluk-daha-cok-hissediliyor/</guid>
		<description><![CDATA[Amerika’nın en köklü üniversite hastanesi Johns Hopkins Medicine’nin stratejik ortaklığı ile hizmete açılan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıklar Uzmanı Dr.Sadi Vural, bahar yorgunluğu ve nedenleri ile ilgili bilgi verdi. Hava ve mevsim değişikliği insan biyoritmini olumsuz etkiliyor.. Bahar aylarında havadaki elektrik yükü artıyor. Pozitif iyonların artması vücuda zindelik sağlarken, negatif yüklü iyonların artması ise yorgunluk, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=170&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amerika’nın en köklü üniversite hastanesi Johns Hopkins Medicine’nin stratejik ortaklığı ile hizmete açılan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıklar Uzmanı Dr.Sadi Vural, bahar yorgunluğu ve  nedenleri ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p>Hava ve mevsim değişikliği  insan biyoritmini olumsuz etkiliyor.. Bahar aylarında havadaki elektrik yükü artıyor. Pozitif  iyonların artması vücuda zindelik sağlarken, negatif yüklü iyonların artması ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden oluyor.. Artan negatif iyon yükü mevcut şikayetlerimizi de tetikliyor ve alerjik reaksiyonlar, solunum yolu hastalıkları, kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları, romatizma ve mide rahatsızlıkları bahar aylarında artış gösteriyor. </strong></p>
<p> <span id="more-170"></span></p>
<p><strong>Bahar Yorgunluğunun Nedenleri:</strong></p>
<p>  Beslenme alışkanlığı bozuklukları<br />
Besinlerle yeterli miktarda vitamin, mineral alınmaması<br />
Tembel bir yaşam biçimi<br />
Tiroid bezinin çalışma düzensizlikleri. Özellikle bu bezin az çalışması yorgunluk belirtilerini artırıyor. Bu durumlarda hafıza zayıflaması, uyku eğilimi, adale ağrıları normalden fazla görülüyor.<br />
Birçok enfeksiyon hastalığı yorgunluk belirtilerini artırıyor.<br />
Tansiyon, kalp hastalığı, alerji, nezle ve bazı ağrı kesici ilaçların kullanımı<br />
Tansiyonda sık sık inip çıkmalar, kan şekeri düşmeleri, gürültülü ortamlar, fazla sıcak ya da soğuk ortamlar, stresli iş ortamı, kirli hava gibi durumlar da yorgunluğa yol açıyor.<br />
Fazla kafein, yoğun sigara kullanımı, aşırı alkol ve madde alışkanlıkları da yorgunluk tetikleyen durumlar arasında yer alıyor. </p>
<p> <strong>Alınacak Önlemler:</strong></p>
<p>Yorgunluk sorunu olan hastalarda B ve C vitaminlerinden, magnezyum, potasyum ve çinko desteğinden faydalanılır. Gevşeme egzersizleri, meyve, sebze ağırlıklı beslenme ve günlük içilen su miktarını 3 litre civarında tutulması alınacak önlemlerin başında gelmektedir.<br />
İyi ve kaliteli bir uyku düzenini sağlamak için stres azaltılmalı, sigara, alkol ve kafeinden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Yorgunluğu giderir ve rahatlatır düşüncesiyle aşırı alkole başvurmak yanlış olur. Bu tedbirler yeterli olmazsa  yatarken alınan antidepresan veya uyku düzenleyen ve kas gevşeten ilaçlardan yararlanılabilir.  Uzun süre devam eden bahar yorgunluğu, kronik yorgunluk sendromuna dönüşmeden dahiliye ve psikiyatri doktorlarına başvurulmalıdır. </p>
<p><em>www.sadivural.com sitesinden alinmistir</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/170/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=170&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/baharda-yorgunluk-daha-cok-hissediliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sezaryen bir sonraki hamilelik için de riskli</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/sezaryen-bir-sonraki-hamilelik-icin-de-riskli/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/sezaryen-bir-sonraki-hamilelik-icin-de-riskli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2007 05:39:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/sezaryen-bir-sonraki-hamilelik-icin-de-riskli/</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda, pek çok kadının tercih ettiği sezaryenle doğum yönteminin açık riskleri, uluslararası bir jinekoloji dergisinde yayımlanan araştırmayla gözler önüne serildi. Araştırmaya göre, ilk doğumunu sezaryenle yapan kadınlar ikinci hamileliklerinde hem kendilerinin hem de bebeklerini hayatını tehlikeye atacak ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Doktorlar her ne kadar normal doğumu önerse de, çok sayıda kadın bazen [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=169&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda, pek çok kadının tercih ettiği sezaryenle doğum yönteminin açık riskleri, uluslararası bir jinekoloji dergisinde yayımlanan araştırmayla gözler önüne serildi.</p>
<p>Araştırmaya göre, ilk doğumunu sezaryenle yapan kadınlar ikinci hamileliklerinde hem kendilerinin hem de bebeklerini hayatını tehlikeye atacak ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilir.</p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/265597.jpg" /></p>
<p>Doktorlar her ne kadar normal doğumu önerse de, çok sayıda kadın bazen saatlerce süren acılar çekmektense sezaryeni tercih ediyor. Ancak uluslararası bir jinekoloji dergisinin yayımladığı çalışma, sezaryenin ciddi sakıncalar yaratabileceğini somut bir biçimde ortaya koydu.<br />
<span id="more-169"></span><br />
5 milyon hamile kadınla ilgili bilgilere dayanan araştırmaya göre, ilk doğumunu sezaryenle yapan kadınlar ikinci hamileliklerini riske atıyor. Zira, araştırmaya göre, kadınların ikinci hamileliklerinde plasentanın döl yolunu kapaması ya da plasentanın rahimden ayrılması gibi sorunlarla karşı karşıya kalma olasılığı, normal doğum yapanlara göre neredeyse yüzde 50 daha fazla.Riski artıran unsursa, rahimde ilk doğumdan kalan yara izi.</p>
<p>Uzmanlar, hamilelikte kanamaya yol açan bu sorunların hem anne hem de bebek açısından çok tehlikeli olduğu uyarısında bulunuyor ve sezaryen isteyen kadınların bu riskler konusunda uyarılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p> <em>ntvmsnbc-saglik</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/169/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/169/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/169/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/169/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/169/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/169/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/169/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/169/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=169&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/08/sezaryen-bir-sonraki-hamilelik-icin-de-riskli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.ntvmsnbc.com/news/265597.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Daha çok Türklerde görülen hastalığın sebebi bilinmiyor</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/daha-cok-turklerde-gorulen-hastaligin-sebebi-bilinmiyor/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/daha-cok-turklerde-gorulen-hastaligin-sebebi-bilinmiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 14:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek ve İdrar Yolu Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/daha-cok-turklerde-gorulen-hastaligin-sebebi-bilinmiyor/</guid>
		<description><![CDATA[Prof. Dr. Rasim Küçükusta, dünyada en çok Türklerde görülen ve sebebi bilinemeyen alveoler mikroalitazis adlı hastalığın akciğerde minik taşların oluşumu ile meydana geldiğini söyledi. En çok Türklerde görülen hastalığın en belirgin özelliği öksürük ve nefes darlığı. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rasim Küçükusta, dünyada en çok [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=168&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Rasim Küçükusta, dünyada en çok Türklerde görülen ve sebebi bilinemeyen alveoler mikroalitazis adlı hastalığın akciğerde minik taşların oluşumu ile meydana geldiğini söyledi. </p>
<p>En çok Türklerde görülen hastalığın en belirgin özelliği öksürük ve nefes darlığı. </p>
<p>İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rasim Küçükusta, dünyada en çok Türklerde görülen tek hastalığın &#8220;alveoler mikroalitazis&#8221; olduğunu söyledi. Küçükusta, bu hastalığın Türklerde sık görülmesinin nedeninin bilinmediğini, hastalığın, akciğer dokusunda hava kesecikleri (alveoler) içinde sayısız, minik küçük taşların oluşumu ile meydana geldiğini belirtti. Hastalığın en fazla Türklerde görüldüğünü, onları İtalya ve Amerikalıların izlediğini ifade eden Küçükusta, hastalığa her yaştan insanda rastlanabildiğini bildirdi. Alveoler mikroalitazis hastalığının, en sık 30-50&#8242;li yaşlarda görüldüğünü, özellikle erkeklerde daha çok rastladığını ifade eden Küçükusta, &#8220;Hastalığın ailesel özelliği vardır, özellikle kardeşlerde sık görülür.&#8221; dedi.<br />
<span id="more-168"></span><br />
Küçükusta, hastalığın yaklaşık 80 yıldan bu yana bilinmesine rağmen sebebinin bulunamadığını dile getirerek, şunları belirtti: </p>
<p>&#8220;Akciğerlerde oluşan minik taşlar büyük ölçüde kalsiyum ve fosfordan oluşur, fakat hastalarda ne kalsiyum ne de fosfat metabolizmasında bir bozukluk yoktur. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Erken dönemdeki hastaların önemli bir yakınması yoktur. Birçok hastaya herhangi bir nedenle çekilen akciğer röntgeninde saptanan belirtilerle teşhis konulur. En çok rastlanan belirtiler öksürük ve ilerleyici nefes darlığıdır, ancak bunlar hastalığın ilerlemiş evrelerinde ortaya çıkarlar. </p>
<p>Bazı hastalarda öksürükle beraber balgam ya da küçük kanamalar da görülebilir. Göğüs ağrısı olabilir. Hastalık iyice yaygınlaştığında, bacaklarda şişme, karaciğerde büyüme, karında sıvı toplanması, boyun damarlarında genişleme, tırnak ve dudaklarda morarma gibi sağ kalp yetersizliği bulguları ortaya çıkar. Nefes darlığı, oturur durumda bile vardır.&#8221; </p>
<p><strong>Çok yavaş ilerliyor</strong> </p>
<p>Hastalığın çok yavaş ilerlediğini anlatan Küçükusta, teşhisi 80 yaşında konulan hastaların, bu durumun en iyi kanıtı olduğunu kaydetti. Küçükusta, hastaların, genellikle teşhis konulduktan ortalama 30 yıl sonra solunum ya da sağ kalp yetersizliği nedeniyle kaybedildiğine dikkati çekti. Küçükusta, şunları söyledi: &#8220;Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Bazı hastalarda denenen akciğerlerin serumla yıkanmasının (bronko-alveoler lavaj) tedavi bakımından bir yararı olduğu görülmemiştir. Kortizon tedavisinin de olumlu bir etkisi olmadığı anlaşılmıştır. Son yıllarda, kristalleşmeyi önleyici etkisi olan &#8216;disodium etidronat&#8217; isimli ilaçla uzun süreli tedavi ile hem hastaların şikayetlerinde ve hem de röntgen bulgularında gerilemeler olduğu bildirilmiştir.&#8221;</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/168/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=168&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/daha-cok-turklerde-gorulen-hastaligin-sebebi-bilinmiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Az yiyen uzun yaşıyor</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/az-yiyen-uzun-yasiyor/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/az-yiyen-uzun-yasiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 13:57:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/az-yiyen-uzun-yasiyor/</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları az yemek yemenin ömrün uzamasına fayda sağladığını ortaya koyan bir gen belirlediler. Araştırma sonuçları, hayvanlarda olumlu sonuç verdiği gözlenen kalori azaltma yönteminin, insanlarda da işe yarayabileceğini gösteriyor. 1930’lu yıllarda yapılan deneyler, günlük kalori alımı azaltılan laboratuvar hayvanlarında kanser, diyabet, ve kalp hastalığı riskinin azaldığını gösteriyordu ama bugüne dek yapılan araştırmalarda, kalori alımını azaltmanın [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=166&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilim adamları az yemek yemenin ömrün uzamasına fayda sağladığını ortaya koyan bir gen belirlediler. Araştırma sonuçları, hayvanlarda olumlu sonuç verdiği gözlenen kalori azaltma yönteminin, insanlarda da işe yarayabileceğini gösteriyor.</strong></p>
<p>1930’lu yıllarda yapılan deneyler, günlük kalori alımı azaltılan laboratuvar hayvanlarında kanser, diyabet, ve kalp hastalığı riskinin azaldığını gösteriyordu ama bugüne dek yapılan araştırmalarda, kalori alımını azaltmanın ömrü uzattığına ilişkin yeterli kanıt bulunamamıştı. </p>
<p>Uzmanlara göre, ömrün uzamasının avantajlarından yararlanılabilmesi için, günlük kalori alımının yüzde 60 kadar daha azıyla sınırlanması gerekiyor. </p>
<p>Ancak bulgular, insanların beslenme düzenlerini değiştirmelerine gerek kalmadan az yemenin getirilerinden faydalanmalarını sağlayacak haplar geliştirilmesine de olanak sağlayabilir.<br />
<span id="more-166"></span></p>
<p><em>ntvmsnbc-saglik</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/166/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=166&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/07/az-yiyen-uzun-yasiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yaz ve Kalp Hastalıkları</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/yaz-ve-kalp-hastaliklari/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/yaz-ve-kalp-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2007 04:50:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/yaz-ve-kalp-hastaliklari/</guid>
		<description><![CDATA[Kalp Hastalarının Hastalıkları gereği yaşam boyu dikkat etmeleri gereken bazı kurallar vardır. Bunlar çoğu kez hastalar tarafından yeni bir yaşam şekli olarak algılanır. Mümkün olduğunca da uymaya özen gösterilir Her mevsimin kendine özgü güzelliği ve özelliği vardır. Kışın karı ve soğuğu ile yazın sıcağı ve denizi bunların başında gelir. Kalp Hastası olan kişi yazın ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=165&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp Hastalarının Hastalıkları gereği yaşam boyu dikkat etmeleri gereken bazı kurallar vardır. </p>
<p>Bunlar çoğu kez hastalar tarafından yeni bir yaşam şekli olarak algılanır. Mümkün olduğunca da uymaya özen gösterilir </p>
<p>Her mevsimin kendine özgü güzelliği ve özelliği vardır. Kışın karı ve soğuğu ile yazın sıcağı ve denizi bunların başında gelir. </p>
<p>Kalp Hastası olan kişi yazın ve denizini çok seviyor da olsa, kendini mümkün olduğunca sıcaktan ve yaz-deniz keyfi adına yorgunluktan korumalıdır. Bu nedenle sıcağın ve koruyucu hareketlerin sakıncalarına kısaca değinmek uygun olur.<br />
<span id="more-165"></span><br />
<strong>Sıcaklık ve Deri</strong><br />
İnsanlar içinde bulundukları ortama uyum sağlamada kendilerine yardımcı olan donanımlara sahiptirler. </p>
<p>Çevrenin ve kendi vücut ısınlarının durumuna uyum sağlamada deri çok önemli bir rol oynar<br />
Deri, damarlarının durumunu ihtiyaca göre ayarlayarak damarların genişlemesi veya damarların daralmasını sağlayarak çevrenin sıcağına uyum sağlar. Kişinin sıcağa uyum göstermesinde terleme ve titremeninde önemli bir ayarlayıcı rolü vardır. </p>
<p>Deri, normal koşullarda normal ısıdaki ve istirahatteki erişkin bir insanda kalp debisinin % de 5-10&#8242;u kadar bir kan taşır. Isının artmasıyla deri kanlanması artar.<br />
Aşırı ısı artması hallerinde kap debisinin % 50-60&#8242;ı deriye gider. Bu gibi hallerde derinin Sempatik Vazokonstriktör sinirleri arayıcılığı ile çeşitli refleks yollar sayesinde dolaşım düzenlenmesi yapılarak kontrol altına alınır. </p>
<p>Yazın aşırı sıcaklarda, sıcağa uzun süre maruz kalmakla en sık görülen aşırı halsizlik, yorgunluk hatta bitkinlik düzeyindeki tablolardır. Sıcak Çarpması (Güneş Çarpması) bu durumlardan  biridir. </p>
<p>Ortamın ısısının artmasıyla kişinin deri ve çeşitli organlarında oluşan temel değişiklikleri şöyle özetleyebiliriz. </p>
<p>1- DOLAŞIMDA ,KANIN BÜYÜK KISMI DERİYE YÖNELDİĞİ İÇİN DERİNİN KAN AKIMI VE KAN MİKTARI ARTAR.<br />
2- KALB DEBİSİ VE ATIM HACMİ AZALIR.<br />
3- ARTERİYEL KAN BASINCI ( TANSİYON ) DÜŞER.<br />
4- KARIN İÇ ORGANLARININ KANLANMASI AZALIR.<br />
5- KASLARDA KAN AKIMI AZALIR. </p>
<p>Bu değişiklikler yorgunluk yaratabilecek düzeyde güç sarfiyatını gerektiren her türlü beden-sel faaliyette daha da artar.<br />
Böyle durumlarda kalbin işinin artması dakikadaki atım sayısı-kasılması da artar. </p>
<p>Yukarıdaki açıklamaya çalışmaya çalıştığımız özelliklerden ötürü hipertansiyonlu, kalp yetmezlikli, koroner arter hastalıklı ve tedavi altındaki hastların şunlara dikkat etmleri uygun olur. </p>
<p> <strong>FAZLA SICAĞA MARUZ KALMAYINIZ.<br />
 YÜRÜYÜŞ VE GEZİNTİLERİNİZİ SABAH ERKEN VEYA AKŞAM SERİN SAATLERDE YAPINIZ. </p>
<p> GÜNLÜK SU ALIMINIZ KISITLANMIŞ BİLE OLSA,YAZIN ÇOK SICAK ZAMANLARI_DA VE AŞIRI TERLEDİĞINİZ DÖNEMLERDE SU KAYBINIZ ARTACAĞI İÇİN YETERLİ SUYUNUZU (GÜNDE ORTALAMA 2-2,5 LİTRE) </p>
<p> TERLE BİRLİKTE VÜCUDUN ELEKTROLİT KAYBI, ÖZELLİKLE SODYUM (TUZ) KAYBI FAZLA OLACAĞI İÇİN-TUZ KISITLAMALI BİR REJİM İÇİNDEYSENİZ DOKTORUNUZUN FİKRİNİ ALARAK YEMEKLERİNİZE BİRAZ TUZ İLAVE EDEBİLİRSİNİZ. </p>
<p> DENİZ KIYISINDA TATİLDE İSENİZ, KUMDA YATIP, GÜNEŞ BANYOSU YAPMAYINIZ. DENİZE SABAH VEYA AKŞAM ÜZERİ GİRİNİZ. DENİZDE UZUN SÜRE YÜZMEYİNİZ. </p>
<p> EGER DENİZDE DALMA ALIŞKANLIĞINIZ VARSA DALMAYINIZ. </p>
<p> TOK KARNINA DENİZE GİRMEYİNİZ. </p>
<p> FAZLA YAGLI, KIZARTMALI, AĞIR GIDALAR YERİNE, BOL SEBZE, HAŞLAMA VEYA IZGARA, HAFİF GIDALAR TERCİH EDİNİZ. EĞER DİABETES MELLİTUSUNUZ (ŞEKER HASTALIĞI) YOKSA BOL MEYVA YİYİNİZ. </p>
<p> BACAKLARINIZDA KRONİK VENÖZ YETMEZLİK (VARİS) VARSA, DENİZDE BELİNİZE KADAR OLAN BİR SU SEVİYESİNDE YÜRÜYÜŞ YAPINIZ. ASLA KUM BANYUSU YAPMAYINIZ. </p>
<p> HİPERTANSİYONLU İSENİZ, TANSİYON İLACINIZ FAZLA GELEBİLİR, DOZUNU DOKTORUNUZA TEKRAR SORUNUZ. </p>
<p> AŞIRI SICAKLARDA RİTM BOZUKLUKLARI OLABILİR. </p>
<p> BU KURALLARA UYMADIĞINIZ TAKDİRDE HANGİ SEBEPLE MEYDANA GELMİŞ OLURSA OLSUN KALB YETERSİZLİGİNİZ KAYBOLMUŞKEN YENİDEN ORTAYA ÇIKABİLİR, HAFİFLEMİŞKEN AĞIRLAŞABİLİR. </p>
<p> SÜKÜN BULMUŞ, KAYBOLMUŞ KALB AĞRILARINIZ (ANGİNA PECTORİS) YENİDEN BAŞLAYABİLİR. </p>
<p> DENİZ VE SICAĞA KARŞILIK SERİN YAYLA TATİLİNİ TERCİH EDEBİLİRSİNİZ </strong></p>
<p>doktormavi.com</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/165/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/165/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/165/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/165/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/165/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/165/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/165/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/165/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=165&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/yaz-ve-kalp-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağının 5 yararı</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/zeytinyaginin-5-yarari/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/zeytinyaginin-5-yarari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2007 04:46:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Gıda Teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Bozuklukları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/zeytinyaginin-5-yarari/</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi, tam bir antioksidan deposu olan zeytinyağının yararları saymakla bitmiyor. İşte zeytinyağının sağlıklı ilan edilmesinin 5 nedeni: * Kanser riskini azaltır: İçerdiği &#8216;polyphenols&#8217;, bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.* Kalbi korur: Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=164&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi, tam bir antioksidan deposu olan zeytinyağının yararları saymakla bitmiyor. İşte zeytinyağının sağlıklı ilan edilmesinin 5 nedeni:</p>
<p style="text-align:center;"><img width="209" src="http://img.sabah.com.tr/2007/05/02/gny/im/4713EB9DB2F8F140BCE0CB61c.jpg" height="135" style="width:209px;height:135px;" /></p>
<p><strong>* Kanser riskini azaltır: </strong><br />
İçerdiği &#8216;polyphenols&#8217;, bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.<strong>* Kalbi korur: </strong><br />
Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.</p>
<p><strong>* Kan basıncını düşürür</strong>:<br />
İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir.</p>
<p><strong>* Kilo vermenizi sağlar: </strong><br />
Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo vermeye yardımcıdır.</p>
<p><strong>* Baş ağrısını azaltır:</strong><br />
Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz.<br />
<span id="more-164"></span><br />
<em>Sabah-Saglik</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/164/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=164&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/zeytinyaginin-5-yarari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img.sabah.com.tr/2007/05/02/gny/im/4713EB9DB2F8F140BCE0CB61c.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Mehmet Öz&#8217;den sağlıklı yaşam önerileri</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/prof-dr-mehmet-ozden-saglikli-yasam-onerileri/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/prof-dr-mehmet-ozden-saglikli-yasam-onerileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2007 04:42:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/prof-dr-mehmet-ozden-saglikli-yasam-onerileri/</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz&#8217;e göre kalp krizinin başlıca nedeni aşırı kilolar. Yaptığı buluşlarla Amerika&#8217;da &#8216;milenyum doktoru&#8217; seçilen ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun ve sağlıklı yaşamanın reçetesini verdi. Günde sekiz bardak su içmek kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor Dünyaca ünlü Prof. Dr. Mehmet Öz, kalp krizinden korunmanız [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=163&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz&#8217;e göre kalp krizinin başlıca nedeni aşırı kilolar. Yaptığı buluşlarla Amerika&#8217;da &#8216;milenyum doktoru&#8217; seçilen ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun ve sağlıklı yaşamanın reçetesini verdi.</p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://www.sabah.com.tr/ozel/uzun1000/im/0B66F1DFED3781478D28E9E4u.jpg" /></p>
<p>Günde sekiz bardak su içmek kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor<br />
Dünyaca ünlü Prof. Dr. Mehmet Öz, kalp krizinden korunmanız için önerilerde bulundu: Aşırı şişmanlıktan kaçının. Kolesterol seviyenize dikkat edin. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor; sekiz bardak su için. Son tavsiyem ise, hayatta bir amacınız olsun&#8230;</strong><br />
<span id="more-163"></span><strong>* Yaklaşan kalp krizi hissedilir mi? </strong><br />
Birçok insan kriz yaklaştığında uyarı sinyalleri alacağını düşünüyor ama doğru değil. Yanılıyorlar. Hastaların yüzde 50&#8242;si hiçbir sorun hissetmiyor, hatta kadınlar erkeklere göre daha az ağrı ve daha çok mide bulantısı hissediyor. En önemlisi, kalp krizi geçirenlerin yarıya yakını aslında çeşitli yaralanmalar sonucu hayatlarını kaybediyor. Aşk acısı yaşadığı için kalp ağrısı çektiğini söyleyenler yanılıyor. Çünkü kalpte basit sinirler var. Bu sinirler ağrı hissine neden olmuyor. Ağrı belli yerlere vurur. Kalp krizi gerçekleşirken, kalpteki sinirler değişik ağrı sinirlerine değerse kısa devre yapıyor. Sanki ağrı varmış gibi hissediyorsunuz. Kol, çene ve göğüste bu ağrı hissediliyor. İnsanların yüzde 50&#8242;sinde diğer sinirlere değmiyor. Yani, kalp krizi sırasında ağrı ortaya çıkmıyor.</p>
<p><strong>* Kalp krizi erkeklerde mi kadınlarda mı daha sık görülüyor?</strong><br />
Kalp hastalığı kadınların bir numaralı katilidir. Kalp damar hastalıklarından ölenlerin yüzde 53.5&#8242;i kadındır. Kalp hastalığı her yıl erkekten fazla kadın öldürüyor.</p>
<p><strong>EFOR TESTİ GARANTİ DEĞİL<br />
* Sağlıklı görünen bir insan neden kalp krizi sonucu aniden ölür</strong>?<br />
Son derece sağlıklı görünen ama aniden ölen hastalara tanık olduk. Bu hastaların ölümüne neden olan yağ dolu plak, yıllar boyu sesiz sedasız tıkanır ve aniden parçalanır. Nedenlerini her zaman bilmesek bile, onun ardındaki hastalığın önceki gün başlamadığını biliyoruz. Sabah uyanıyorsun, kendini son derece sağlıklı ve dinç hissediyorsun. Sağlıklı bir koşu yapmaya hazırlanacak kadar iyi hissediyorsun&#8230; Çok ilginçtir; günün en tehlikeli saatleri sabah saatleridir. Gece yarısından sabah saat 10.00&#8242;a kadar olan süre&#8230; Çoğu durumda hasta egzersiz falan da yapmıyordur. Koşuya çıkarsınız, bazen kan akışındaki artış bu plakları yerinden oynatır. Belki de kendinizi bitkin hissediyorsunuzdur, göğsünüzde bir sıkışma olabilir, bunu başka bir şeye bağlarsınız. İşte o an size uyarı niteliğindeki sinyalleri tek tek harcıyorsunuzdur. Bu sizi, farkına varmadan öyle tehlikeli bir noktaya getirebilir ki&#8230;</p>
<p><strong>* Efor çektirilmiş olmasına rağmen, kalp krizi riskini belirleyememe ihtimali var mı? </strong><br />
Kalbin üzerinde arterler var. Arterlerin de duvarları var. Arterlerde görülen sertleşme zamanla artıyor ve 30 &#8211; 40 yıl sonra bir gün kapanıyor. Hasta kalp krizi geçiriyor. Bazen tam kapanmak üzereyken, eforlu test yapılıyor. Tıkanma yüzde 80 ise, bulunuyor. Hastanın hayatını kurtarıyoruz. Ama bazen arterdeki sorun eforla tespit edilemeyecek kadar az oranda olabiliyor. Hasta sabah çok yağlı bir sucuk yiyor, öğlen birine çok kızıyor. Ondan sonra basınç artıyor, yırtılıyor. Etrafından geçen kan üzerinde birden pıhtılaşıyor. Ve beş dakika içinde tıkanıyor. Hasta bu nedenle yaşamını yitiriyor. Yani, tıkanma yüzde 40 iken aniden yüzde 100&#8242;e çıkıyor. Mc Donald&#8217;s'ın sahibi de nisan ayında efor testi çektirdi. Ancak mayıs ayında öldü.</p>
<p><strong>* Efor testi kalp krizi riskini tetikler mi? </strong><br />
Bu aslında çok sorulan bir soru. Eforlu test yapılırken kalp krizi geçirmek mümkün. Ama çok nadir. Binde bir oranında bu risk var. Ama eforlu testi yapmazsanız, hastaların yüzde 10&#8242;unu kaybedebilirsiniz. Kalp krizi geçirmek üzere olan bir hasta grubu var. Onları kurtarmak çok önemli. Bu testi herkese önermiyoruz. Eforlu testin ne kadar pozitif olduğunu ölçmek lazım. Kadınlarda eforlu talyum testi kullanılmamalı. Kadınlarda eforlu EKO yapılmalı. Eforlu talyum testi için bütün araştırmalar erkekler üzerinde yapıldı. Bence kadınlarda geçerli bir test değil.</p>
<p><strong>* Uçak seyahatlari kalp krizi riskini artırır mı?</strong><br />
Uçağın bazı yan tesirleri var. Birincisi; bacaklar saatlerce kıpırdamıyor, adaleler kanı kalbe doğru itiyor. İkincisi; seyahatte insanlar çok az su içer. Eğer iki saatten fazla uçakta kıpırdamadan durduysanız, bacak damarlarındaki kan pıhtılaşmaya başlıyor. Pıhtılaşan kan akciğerlere gidiyor. İşte bu çok tehlikeli bir durum. Kalp rahatsızlığı olsun olmasın, herkes uzun seyahatlerde kıpırdasın, iki saatte bir ayağa kalksın ya da olduğu yerde bacaklarını sık sık hareket ettirsin. Bol su içsin. Bir de yüksekten uçulduğu için güneşten gelen radyasyon var. Radyasyon insanı yaşlandırıyor. Tek çözüm az uçmak ama bu da iş dünyası için mümkün değil.</p>
<p><strong>KÖTÜ TABLOYU İYİYE ÇEVİREBİLİRSİNİZ<br />
* Yaşam düzenindeki değişiklikler kalp krizi riskini iyileştirir mi yoksa yalnızca durdurur mu? </strong>Birçoğumuz düzenli beslenmenin, düzenli egzersizin ve sigarayı bırakmanın kalp krizi riskini azalttığını bilir. Eğer kötü alışkanlıklarla ilgili yeterince büyük bir adım atarsanız, sadece kötüye gidişi durdurmakla kalmaz, kötü tabloyu da geri çevirebilirsiniz. Kalp hastası değilseniz, kendi ihtiyaçlarına göre bir diyet ayarlaması yapabilirsiniz ama kalp hastasıysanız, bazı değişiklikler gereklidir. Bazı durumlarda beslenme düzeninde köklü değişiklik yapmak küçük değişiklikler yapmaktan daha kolaydır. Çünkü sonucu daha kolay alınır. İnsanlar birden kendilerini daha iyi hissetmeye başlar.</p>
<p><strong>* Kalp krizi için en riskli grup iş dünyasının tepe kademeleri mi? </strong><br />
Aslında kalp hastalıklarına yakalanma riskini en çok alt gelir gruplarındakiler ve işsizler yaşıyor. Çünkü hayatlarından memnun değiller. Yaşamlarını kontrol edip yönlendiremiyorlar ve doktor tarafından düzenli bir şekilde kontrol edilmiyorlar. İş dünyasındaki insanlarda da risk çok yüksek. Kendilerini kuvvetsiz hissediyorlar, hayatta bir vazifeleri olmadığına inanıyorlar. Dünyada gerçekleşen büyük olaylar ekonomileri de büyük ölçüde etkiliyor. İkiz Kuleler yıkıldıktan sonra New York&#8217;ta bir araştırma yaptık. Kalp krizi oranının arttığını gördük. Bu artış özellikle finans çevrelerinde görüldü. Türkiye&#8217;de de depremden sonra arttı. Finans işinde stres çok yüksek. Bazen olaylar insanın kontrolünden çıkıyor. Borsada düşmeler, çıkmalar, işlerin bozulması, işsiz kalmak stresin ortaya çıkmasına neden oluyor. Stresin de kalp krizinde büyük rolü var. İş dünyasındakiler yaşadıkları stres nedeniyle işsizler grubuna giriyor.</p>
<p><strong>* Kalp krizinden korunmak için ne yapılmalı? </strong><br />
Obezite (aşırı şişmanlık) kalp krizine yol açan risk faktörleri arasında en kolay çözüm bulunabilen konudur. Kolesterol seviyenizi ölçtürün. Toplam kolesterolün yanı sıra HDL, yani iyi kolesterol ve LDL kötü kolesterol oranlarını da öğrenin. Kötü olanını yani LDL&#8217;yi 100&#8242;ün üzerinde tutmaya çalışın. Bu özellikle 65 yaşından önce kalp krizi geçirmiş bir akrabanız varsa, daha da önem kazanıyor. Üçüncüsü ve en kolay olanı ise günde altı &#8211; sekiz bardak su için. Masanızın üzerinde sürekli olarak su bulundurun. Son yapılan bir araştırmaya göre, günde beş bardağın üzerinde su içenlerde kalp krizi geçirme oranı yarı yarıya azalıyor. Son tavsiyem ise, hayatınıza bir amaç kazandırın. Ruhsal sağlığınız kalp sağlınızı çok yakından ilgilendiriyor. Yalnız yaşamanın kalp ameliyatı sonrasında tablonun kötüye gitmesi açısından başlı başına bir risk faktörü oluşturduğunu biliyoruz. Yani, kalbinize atmaya devam etmesi için bir neden yaratın.</p>
<p>İyi kolesterolü düşük olan spor yapmalı</p>
<p><strong>* Kalp krizi sırasında yaşam şansını artıracak en önemli etken nedir sizce? </strong><br />
En iyisi Aspirin. Etkisi o kadar büyük ki, hastaneye gelen yoğun bakıma aldığımız her hastaya veriyoruz.</p>
<p><strong>* Türkiye&#8217;de kalp krizini önlemenin önündeki en büyük engel nedir sizce? </strong><br />
Bizde genetik olarak iyi kolesterol çok düşük. Bunun tedavisi için şu an bir ilaç yok ama ileride olacak. Batı diyetinin yaygınlaşması sonucu Türkiye&#8217;de obezite oranı 10 yıl içinde iki kat arttı. Bunun için atalarımızın yediği yemeklerden uzak kalırsak, bizdeki kalp krizi oranı acayip yükselecek. İyi kolesterolümüz düşük olduğu için bizi koruyacak hiçbir şey yok, ilaç yok. Hiçbir tedavi yok. Koruyucu kolesterol düşükse bunu yükseltmek için tek bir tedavi var, o da spor.</p>
<p>Yaşamak için amacınız olsun</p>
<p><strong>* Yorgunluğun olumsuz etkisi olduğu doğru mu? Günde kaç saat çalışılmalı? </strong><br />
Bence çalışmamak çok çalışmaktan daha kötü. Ameliyat ettiğim hastalarda hep aynı sıkıntıya giriyorum. Kadın diyor ki &#8216;Eşim artık işi bıraksın, paraya ihtiyacımız yok&#8217; Hasta ise, &#8216;Ben çalışmadan ne yaparım&#8217; diyor. Genelde erkeğin tarafını tutuyorum. Çünkü dediği doğru. Yaşamak için bir amacın yoksa, yaşamazsın o zaman.</p>
<p><strong>* Kalp krizi pazartesileri ve sabaha karşı ortaya çıkıyor. Neden? </strong><br />
Sabaha karşı kalp krizlerinin arttığını gösteren araştırma İngiltere&#8217;de yapıldı. Buna göre, sabahları vücuttaki hormonlar değişiyor. İkincisi; kötü rüyalar bazen her şeyden daha fazla stres yaratıyor. Aynı araştırmada, en fazla ocak ayında ve pazartesi günü kalp krizi geçirildiği saptandı.</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/163/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/163/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/163/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/163/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/163/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/163/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/163/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/163/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=163&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/06/prof-dr-mehmet-ozden-saglikli-yasam-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.sabah.com.tr/ozel/uzun1000/im/0B66F1DFED3781478D28E9E4u.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Dizlerinizde ağrı mı var? Menisküs olabilirsiniz</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/dizlerinizde-agri-mi-var-meniskus-olabilirsiniz/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/dizlerinizde-agri-mi-var-meniskus-olabilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 15:35:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik Eklem ve Kas Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Kalemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/dizlerinizde-agri-mi-var-meniskus-olabilirsiniz/</guid>
		<description><![CDATA[Menisküs sadece bir sporcu hastalığı değildir. Birçok insan menisküse ya da çapraz bağ yırtığına maruz kalabiliyor. İlaçla tedavisi ise yok. Isınmadan antrenmanlara çıktıkları ve antrenmanda darbelere maruz kaldıkları için daha çok futbolcularda görülen menisküs, ev hanımları için de risk oluşturuyor. Uzun süre dizüstü çalıştıktan sonra ani olarak kalkmaya çalışan ev hanımları menisküs yırtığı ile karşı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=162&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Menisküs sadece bir sporcu hastalığı değildir.<br />
Birçok insan menisküse ya da çapraz bağ yırtığına<br />
maruz kalabiliyor. İlaçla tedavisi ise yok.<br />
Isınmadan antrenmanlara çıktıkları ve antrenmanda darbelere maruz kaldıkları için daha çok futbolcularda görülen menisküs, ev hanımları için de risk oluşturuyor. Uzun süre dizüstü çalıştıktan sonra ani olarak kalkmaya çalışan ev hanımları menisküs yırtığı ile karşı karşıya kalabiliyor.</p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://ailem.zaman.com.tr/images/2006/11/24/meniskus.jpg" /></p>
<p>Menisküs, daha çok bacak sabitken vücudun diz eklemi üzerinde dönmesiyle zedelenip yırtılabilir. Yırtılma sırasında şiddetli ağrı olur ve eklemin içinde bir şeyin yırtıldığı hissedilir. Menisküs, halk arasında ‘sporcu hastalığı’ olarak biliniyor. Menisküs yırtığı oluşumunda ikinci sırada ise ev kadınları ağırlık kazanıyor. Ev hanımlarının uzun süre dizüstü çalıştıktan sonra kalkmaya çalışmaları, menisküs yırtılmalarına neden oluyor. Bu nedenle ev kadınları eğer uzun süre dizüstü halı silmişlerse, aniden ayağa kalkmaktan kaçınmalı.<br />
<span id="more-162"></span><strong>MENİSKÜS NEDİR?</strong></p>
<p>Menisküs diz eklemi içinde, uyluk ve kaval kemikleri arasında biri içte diğeri dışta olmak üzere her diz ekleminde iki adet bulunan ve diz eklemini destekleme ile görevli kıkırdak yastıkçıklardır. Eklem sürtünmesini azaltarak hareket kabiliyetini artırır. Yük aktarım alanını genişleterek eklem kıkırdaklarının korunmasına katkı yapar. Yarımay şekliyle uyluk ve kaval kemik başlarını sararak oluşturduğu yuva içerisinde eklem stabilitesine de katkıda bulunur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p><strong>MENİSKÜS YIRTIĞI NASIL OLUŞUR?</strong></p>
<p>Sadece sporcularda değil, dizini herhangi bir şekilde zorlamış herkeste görülebilir. Menisküs yırtığı dizde ağrı, kilitlenme, hareket kısıtlılığı ve sıvı toplanması gibi çeşitli şikâyetlere neden olur. Yaşlanma ve yapısal bozukluklar nedeniyle kendiliğinden görüldüğü gibi dizini sürekli büken kişilerde de görülebilir. Menisküslerin iç kısmı kıkırdak yapıda, damarsız olduğu için kendiliğinden iyileşmez. Ancak çevresindeki küçük bir kısım damarlı olduğu için yırtık oluştuğunda dikilirse iyileşebilir. İç kısımda oluşan yırtıkların ise temizlenmesi gerekir. Aksi takdirde dizin içinde bozulmalara yol açar. Menisküs yırtıklarında güncel tedavi metodu artroskopidir. Artroskopi eklem problemlerinin tanı ve tedavisinde eklemin içinin görüntülenmesi için kullanılmaktadır.</p>
<p>Sıklıkla karşılaşılan menisküs yırtıkları ya bir travma ile ya da yıllar içinde meydana gelen yıpranma sonucunda oluşur. Menisküs yırtıkları kendini; ağrı, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı ile gösterir. Tedavi olarak yırtılan menisküsün bir kısmının alınması veya mümkünse yırtılan kısmın dikilmesi ile yapılır. Tedavinin ne şekilde yapılacağı hastanın yaşına ve yırtığın menisküsün hangi bölümünde olduğuna bağlıdır.</p>
<p>Ameliyatı takiben hastalar genellikle aynı gün taburcu edilebilirler. Hasta, ameliyat sonrasında bir çift koltuk değneği ile dizi üzerine basabilmekte, 4-5 gün sonra da işine gidebilmektedir. Ancak menisküs tamiri yapılmış ise bu durumda hastanın yaklaşık 2 ay üzerine basmaması gerekmektedir.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p><strong>ÇAPRAZ BAĞ YIRTIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?</strong></p>
<p>Ön ve arka çapraz bağlardan, ön çapraz bağ yırtığı daha sık olmaktadır ve bu bağların dikilmesi söz konusu olmadığından, tedavi bağın yeniden oluşturulması ile yapılmaktadır. Bu işlem ise diz çevresinde bulunan diğer bağların veya greft kullanılması ile olmaktadır. Kullanılan bu bağlar kemiğe özel vidalarla tutturulur. Ameliyat sonrası hasta, koltuk değneği ile üzerine kısmi olarak basabilmekte (iki hafta), takiben de iyi bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programı gerekmektedir. Ön çapraz bağ ameliyatı olan hastanın spora dönüş süresi yaklaşık olarak 6 aydır.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p><strong>KİREÇLENME NEDİR? </strong></p>
<p>Sık görülen bir eklem hastalığıdır. Eklem kıkırdağının yapısının bozulması, aşınması, incelmesi ve hatta kaybına neden olur. Kireçlenme eklemlerin normal yapısını bozarak, ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, hareket sırasında eklemden çıtırtı sesinin gelmesi şeklinde bulgular verir. Orta ve ileri yaşta daha sıktır. Kadınlar daha yatkınlık göstermektedir. Yapısal bozukluklar (Doğumsal veya sonradan travmatik hasarlar) kireçlenme riskini artırmaktadır. Aşırı kilo, eklemleri sürekli zorladığından kıkırdak harabiyetini hızlandırarak kireçlenmeye zemin hazırlamaktadır. Romatizmal eklem hastalıkları ve eklem iltihapları da kireçlenmeye sebep olmaktadır. Tedavide şu yollar izlenir: İlaç tedavisi, eklem içi enjeksiyonlar, fizik tedavi ve rehabilitasyon, artroskopik debridman, kemik düzeltici ameliyatlar, protez.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
OPR. DR. MEHMET DEMİRAYAK, ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANI, KONYA VAKIF HASTANES</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/162/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=162&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/dizlerinizde-agri-mi-var-meniskus-olabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ailem.zaman.com.tr/images/2006/11/24/meniskus.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Her gün 2 litre su ve 1 bardak soda için</title>
		<link>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/her-gun-2-litre-su-ve-1-bardak-soda-icin/</link>
		<comments>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/her-gun-2-litre-su-ve-1-bardak-soda-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 15:30:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglikveyasam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Gıda Teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/her-gun-2-litre-su-ve-1-bardak-soda-icin/</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun gün içinde kaybettiği sıvı ve minerallerin tamamlanması için günde 2 litre su ve 1 bardak soda içilmesi önerildi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Günhan Erdem, küresel ısınma nedeniyle artması beklenen sıcaklıkla havadaki nem oranının da daha fazla olacağı uyarısında bulunarak, “Havadaki nem oranına ve sıcaklığa bağlı olarak bazı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=161&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vücudun gün içinde kaybettiği sıvı ve minerallerin tamamlanması için günde 2 litre su ve 1 bardak soda içilmesi önerildi.</strong></p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://dosyalar.hurriyet.com.tr/yaz2004/images/su_icmek2.jpg" /></p>
<p>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Günhan Erdem, küresel ısınma nedeniyle artması beklenen sıcaklıkla havadaki nem oranının da daha fazla olacağı uyarısında bulunarak, “Havadaki nem oranına ve sıcaklığa bağlı olarak bazı zorluklar ortaya çıkıyor. Bu nedenle mümkün olduğunca sıvı alımının artması gerekiyor. En önemli şeylerin başında su geliyor” dedi.<br />
<span id="more-161"></span>Vücudun terlemeyle birlikte su, tuz ve diğer mineralleri de kaybettiğine dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, vücudun elektrolit dengesinin sıvı alarak korunması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Yaz sıcaklığına maruz kalınmaması için öğle saatlerinde dışarı çıkılmaması uyarısında bulunulduğunu anımsatan Prof. Dr. Erdem, “Şimdi artık küresel ısınmanın etkisi, ozon tabakasının incelmesi gibi nedenlerle yaz aylarında gün içerisinde 11.00’den 16.00’ya kadar güneşte dolaşılmamalı. Dışarı çıkılmışsa mutlaka bir şemsiye altında durulmalı” diye konuştu.</p>
<p>Vücudun hava sirkülasyonunun sağlanması için açık renkli, bol ve pamuklu kıyafetler giyilmesi gerektiğine de dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, rahat ayakkabı kullanmanın kişiyi yormaması için önemli olduğunu söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Erdem, yaşlı ve hamilelerin yaz sıcaklarında daha dikkatli olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p><em>ntvmsnbc-saglik</em></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/saglikveyasam.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/saglikveyasam.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/saglikveyasam.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/saglikveyasam.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/saglikveyasam.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/saglikveyasam.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/saglikveyasam.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/saglikveyasam.wordpress.com/161/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=saglikveyasam.wordpress.com&amp;blog=564078&amp;post=161&amp;subd=saglikveyasam&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://saglikveyasam.wordpress.com/2007/05/04/her-gun-2-litre-su-ve-1-bardak-soda-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/8bcb548e6459574dbc3e7ccfa95162c1?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">saglikveyasam</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dosyalar.hurriyet.com.tr/yaz2004/images/su_icmek2.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>
