Archive for Nisan, 2007
Verem ( Tüberklöz )

Bulaşıcı hastalıklar içinde en ciddi olanıdır. Sinsi bir gelişme gösterdiğinden, geç farkedilir. Erken teşhis edildiği takdirde tedavisi zor değildir. Özellikle sık hastalanan, vücut dirençleri düşük kimselerde, alkol ve uyuşturucu kullananlarda, gece eğlencelerine düşkünlükten uykusuz kalanlarda, yeterli beslenemeyenlerde, güneşten ve temiz havadan mahrum yerlerde çalışanlarda vereme yakalanma riski oldukça yüksektir. Keza, zayıf bünyeli ve asabi gençlerde -bilhassa kızlarda- bu hastalığa sık rastlanmaktadır. Tabiatta birçok tüberküloz basili bulunmakla beraber, bunlardan yalnız iki tanesi insanda hastalık yapabilmektedir.
Tüberküloz hastalığı, belirtilerine göre, üç devrede incelenir.
Add comment Nisan 30, 2007
Çocuklar dizilerdeki sihre gerçekten inanıyor
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocukların 7-8 yaşına kadar gerçeklik duygusunun gelişmediğini belirtiyor. Bu nedenle çocuklar sihirli dizilerde yaşananları gerçek zannediyor. Diziler ayrıca hayal dünyasında yaşayan çocuklar yetiştiriyor.
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sihir unsuru içeren dizileri izlerken, anne, babaların çocuklarına yanlışı ve doğruyu anlatması gerektiğini söyledi. 7-8 yaşına kadar çocukların gerçeklik duygusunun gelişmediğini, sanalla gerçek arasındaki farkları ayırt edemediğini ifade eden Tarhan, özellikle 0-6 yaş arası çocukların bu dizilerdeki sihirleri gerçek gibi algılayabileceklerini belirtti. Çocuklarla ebeveynlerin, dizilerden ne anladıklarını ve aslında ne anlatılmak istendiğini konuşmaları gerektiğini vurgulayan Tarhan, “Çocuk, bir şey izlerken kafasında kavramlar oluşur. Bu tür dizileri izlerken de anne, babalar çocuklarına yanlışı ve doğruyu anlatmalı. Yani bu yaşlarda çocuklara ‘gerçek algılama’ öğretilmeli.”diye konuştu.
Add comment Nisan 27, 2007
Sokak kedilerinin yüzde 30′u virüs taşıyor
Sokak kedilerinde HIV virüsü görülme oranının yüzde 30′lar seviyesine yükseldiğine dikkat çekildi.

Kedilerde görülen HIV virüsünün, kedilerin AIDS’i olarak adlandırılabileceğini ifade eden İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Serdar Aktop, “Bu virüs, kedilerden insanlara bulaşmıyor. Kedilerden kedilere çiftleşme veya ısırma yoluyla geçiyor.” dedi. Temizliğe dikkat çeken Aktop şunları söyledi: “Başka kedilerle çiftleşmesine izin vermeyin. Ellerinizi iyi dezenfekte edin.”
Add comment Nisan 25, 2007
Türkiye’deki ölümlerin yüzde 43’ü kalpten
Kalp haftasında bir açıklama yapan Sağlık Bakanlığı, sigara, alkol kullanımı, yüksek tansiyon, bilinçsiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının kalp hastalıklarının bir numaralı sorumlusu olduğunu belirterek halkı uyardı.

Türkiye’de kalp damar hastalıkları, ölüm nedenleri içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de 2 milyon kalp hastası olduğunu ve her yıl 130 kişinin hayatı kaybettiğini belirten Sağlık Bakanlığı Yetkilileri, ölümlerin önemli bir bölümünün 41 ile 58 yaş grubunda gerçekleştiğine dikkat çekti. Bakanlık, kalp damar hastalıklarından korunmak için fazla kiloların verilmesini, akdeniz diyetiyle beslenilmesini, haftada 4 kez yarım saat yürüyüş yapılmasını ve sigara içilmemesini tavsiye ediyor.
Add comment Nisan 25, 2007
Kalp ameliyatları için ‘robot böcek’
İngiliz basınında çıkan habere göre, 2,5 cm uzunluğundaki “mini robo-cerrah” küçük bir operasyonla atmakta olan kalbe yerleştirildikten sonra iki emici ayağıyla kendisini organa bağlayacak.
Bir coystikle kontrol edilebilen ve ilaç enjekte edebilen ya da kalp cihazı (pili) yerleştirmek için kullanılabilen “robot kırkayak” adı da verilen mini robot Pennsylvania eyaletindeki Pittsburgh Üniversitesi’nde geliştirildi.
Add comment Nisan 25, 2007
Prostat kanseri yaşı düşüyor
Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri. Aynı zamanda sinsi bir hastalık olarak da değerlendirilen prostat kanseri vakalarında son yıllardaki artış dikkat çekiyor.

yanı sıra, şimdiye kadar 60’lı yaşlardan sonrası için risk olarak değerlendirilen bu kanser türü, son yıllarda daha erken yaşlar için de bir risk haline geldi.
Add comment Nisan 22, 2007
Beslenme ve Diyet Uzm. Yeşim Cerrahoğlu – Sağlıklı Beslenme(VIdeo)
Beslenme ve Diyet Uzm. Yeşim Cerrahoğlu sağlıklı beslenme hakkında bilgi verdi.
Add comment Nisan 21, 2007
Prof. Dr. Ertuğrul Seyrek – Kanser Hastalığı Nedir?(Video)
Prof. Dr. Ertuğrul Seyrek Kanser Hastalığını anlattı
Add comment Nisan 21, 2007
Domatese Konan Şifa, “Likopen”
Sebze ve meyvelerde, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek kimyevî maddelerin bulunduğu son yıllarda daha çok konuşulmaya başlandı. Sebze ve meyvelerde şifa hususiyetleri yüksek olan kimyevî maddelerin bulunması, tabiat sofrasının aynı zamanda bir eczahane olarak da tanzim edildiğini göstermektedir. Araştırmacıların dikkatini çeken maddelerden biri olan, sebze ve meyvelerde bulunan likopen, çok yönlü iyileştirici ve koruyucu tesirlerle donatılmış antioksidan bir maddedir.

Likopen, domates ve domates ürünleri (salça, ketçap, sos, domates suyu) ile karpuz, kuş burnu, pembe greyfurt, papaya ve guava gibi bitkilerde daha fazla bulunur. Likopen aynı zamanda bu yiyeceklerin renginin kırmızı olmasına vesile olan maddedir. Son dört yıl içinde likopenle ilgili yayımlanmış makale, bini aşmıştır. Likopenin sıcaklığa dayanıklı olup olmadığı araştırılmış ve kimyevî yapısının sıcaklıkta bozulmadığı tespit edilmiştir. Likopen üzerine sıcaklığın olumlu bir tesiri de, normalde trans formunda olan likopenin, sıcaklıkta vücut tarafından daha kolay kullanılan cis formuna dönüşmesidir.Antioksidanlar, çeşitli hastalıkların oluşmasında tetikleyici rol oynayan “oksidatif stres” sonucu açığa çıkan serbest radikallerin üretilmesini engellemekle vazifelendirilmiştir. Sebze ve meyveler vasıtasıyla vücuda alınan likopenin, hücrelerde oluşan serbest radikallerin uzaklaştırılmasında rol aldığı bulunmuştur. Likopen birçok hastalığın ortaya çıkmasını tetikleyen serbest radikallerin zararsız hale getirilmesinde görev alır. Fakat asıl önemli olan, likopenin kanser hücrelerinde kontrolsüz çalışan büyüme hormonu reseptörlerine bağlanarak, kanser hücresinin normal hücre durumuna geri dönmesini uyarmasıdır. Likopenin diğer vazifeleri arasında; kolesterol yapımının azaltılması, vücuda giren yabancı cisimlere karşı savunma mekanizmalarının aktive edilmesi, siklooksijenaz isimli enzimin aktivitesinin düzenlenmesi ve dolayısıyla romatizmaya yol açan reaksiyonların önlenmesi vardır. Ayrıca likopenin, dokulardaki lipoproteinlerin oksidatif stresten korunmasında, bazı kanser türlerinde, apoptozis denen programlı hücre ölümünün tetiklenmesinde rol aldığına dair araştırmalar vardır.
(dahası…)
Add comment Nisan 21, 2007




