Archive for 05 Dec 2006
Diş Eti Deyip Geçmeyin
Diş kayıplarının yaşlılıkta arttığı bilinen bir gerçektir. İlk önce küçük azı ve büyük azılar kaybedilir. 1990 yılında Ankara’da yapılan bir çalışmada, yaşlılarda dişsizlik oranının % 67 olduğu tespit edilmiştir. Bu rakamın en düşük (% 38) görüldüğü ülke ise, ABD’dir. Diş çekimlerinin çoğunlukla çürüğe bağlı olarak yapıldığına inanılmasına rağmen, diş kayıplarının önemli bir bölümü, şiddetli diş eti hastalığına (periodontal) bağlıdır. Fertlerin çoğunun farklı şiddette diş eti hastası olduğu bilinmektedir. Diş eti hastalığı, dişi çevreleyen ve destekleyen dokuların (periodonsiyum) iltihaplanmasıdır. Periodonsiyum; diş kökünü örten ve dişi çeneye yapıştıran çimento, dişi kemiğe bağlayan ipliksi bağlar (periodontal membran), çene kemiği ve diş etinden oluşur.

Add comment Aralık 5, 2006
Kemoterapide sona doğru
Kanser hücrelerinin beslenmesini sağlayan bir gen bulundu. Bu genin işlevi durdurulup, tümör oluşumunu engellenebilirse kemoterapiye gerek kalmayacak.

Kanser uzmanları, yaptıkları çalışma sonucunda, tüm meme kanserlerinin yüzde 10’unu tedavi etmenin yollarını açabilecek bir gen bulduklarını duyuracaklar.
Araştırma sonuçları, bu gen üzerinde yapılacak çalışmalar neticesinde, zaman içinde kemoterapi tedavisinin kullanılmasına gerek kalmayabileceğini belirtiyorlar.
Bulunan yeni gen, kanser hücrelerinin beslenmesini sağlıyor ve araştırmalar sırasında bu genin işlevinin durdurulması tümör oluşumunu da engellemiş.
Uzmanlar elde ettikleri bulguların henüz kesin bir sonucu olmasa da uzun dönemde kanser tedavisinde yeni ufuklar açabileceğini belirtiyorlar.
Add comment Aralık 5, 2006




